Tuz Sorunu Büyüyor


Hipertansiyona yakalananların sayısında korkutucu bir artış olduğu kesindir.

Bu artışın iki temel nedeni var: Kilo sorununun yaygınlaşması ve tuz tüketiminin artması. Birincisini yani kilo sorununu bu köşede sık sık dile getiriyoruz ama tuz sorunu da kullanımındaki artma da en az onun kadar önemli. Nedeni şu…

Uzmanların verdiği rakamlara göre günlük tuz tüketimimiz kişi başına 20 gramı geçmek üzere! Oysa yine uzmanlara göre bu rakamın 4, bilemediniz 5 gramı asla aşmaması gerekiyor. Sorunumuz tuzun kendisiyle değil, içindeki sodyumla ilgili.

Sodyum bedenimiz için –makul miktarlarda kazanıldığında- önemli ve olmazsa olmaz minerallerden biri. Esas görevi ise bedendeki sıvı dengesini sağlamak! Sodyumun kas ve sinir sisteminin aktivitesini doğru düzgün yapmasında da önemli katkıları var. Kasların kasılmasını ve gevşemesini etkileyen sinir sinyallerinin iletilmesinde ise anahtar minerallerden biri.
Bugün soframızda kullandığımız tuz “rafine tuz”dur ve kimyasal formülü “NaCl” yani sodyum klorürdür. İşte bu tuzdaki sodyum bedenimizdeki sodyumun en büyük kaynağıdır. Bir gram tuzun yüzde 40’ı sodyumdan, yüzde 60’ı klorürden oluşur.

İHTİYAÇ NE KADAR?

Sağlıklı ve yetişkin birinin günde yaklaşık yarım gram civarında sodyuma ihtiyacı vardır ve bu miktar yaklaşık olarak bir çay kaşığından azıcık fazlasıdır. Ne kötü ki pek çoğumuz özellikle şehirlerde yaşayıp da işlenmiş gıdaları fazla tüketenlerimiz günde neredeyse 10 grama yakın sodyum alabiliyoruz. Aşırı miktarda aldığımız sodyum ise suyu damar içine çekip tuttuğu ve damarlarda dolaşan kan miktarını ölçüsüzce arttırdığından kalbimizi zorluyor. Kalbimizde artan kanı damarlarımızda dolaştırmak için damar sistemindeki basıncı arttırmak zorunda kalıyor. Bu da “hipertansiyon” anlamına geliyor.

Kısacası gereğinden fazla tuz kazanmak çok riskli ve ciddi bir problem, önemli ve tehlikeli bir sorun olan hipertansiyonun da temel nedenlerinden biri. Yemeğinize keyif olsun diye attığınız, çorbanıza lezzetlensin, salatanıza tadı güzelleşsin, yumurtanıza damaklarınız bayram etsin diye eklediğiniz sadece bir tutam tuz bile neredeyse günlük ihtiyacınızın yarısı kadar sodyumu (bir tutam tuz 200 mg civarında sodyum içeriyor) sisteminize ekleyebiliyor.

OKU:   Demir Neden Önemli? Hangi Demir?

Ama şunu hemen belirtelim: Uzmanlar günlük sodyum kazanımınızın yüzde 10’unun sofra tuzundan geldiğini –yiyecekleri hazırlarken eklediğiniz ya da tuzluk kullanarak masada ilave ettiğiniz-, yüzde 1’inin içme suyundan, yüzde 10’unun doğal gıdalardan ama en çoğunun da -yüzde 70-80- işlenmiş gıdalardan geldiğini söylüyorlar.

Yani içtiğiniz suyun “Na” miktarını kovalayıp durmanın pek bir anlamı yok. Yapılması gereken sofra tuzu tüketimini sınırlamak, özellikle de tuz deposu haline gelen hazır gıdalardan uzak durmak olmalıdır.

NE YAPMALI?

Tuz konusuna devam edeceğiz ama şunu bir kenara hemen not edebilirsiniz: Fazla tuz tüketmek özellikle rafine tuzu gereğinden çok tüketmek sağlığımız için çok tehlikeli bir yaklaşım, çok yanlış bir seçimdir. Özellikle işlenmiş gıdalardaki tuz miktarının aşırı olabileceğini, sofra tuzu kullanımının ise farkına varılmadan abartılabileceğini aklımızdan asla çıkarmayalım. Elimiz tuzluğa gittiğinde ya da yemek pişirirken sıra tuz eklemeye geldiğinde “tutumlu” davranalım.

KESİP SAKLAYIN

Kanser savar gıdalar
* Zencefil/zerdeçal
* Sarmısak/soğan
* Lahana/karnabahar/turp
* Yoğurt/kefir
* Yeşil çay
* Portakal/limon
* Domates
* Kırmızı pancar
* Böğürtlen
* Zeytinyağı

NOT ALIN

Diz ağrısına ne iyi gelir
* Buz
* Egzersiz
* Glikozamin
* Chandroidin

Dr. Osman Müftüoğlu

Önceki Yemek Düşünün
Sonraki Kinoa Nedir, Nasıl Tüketilir?